arrowAnasayfa

Ana Menü
Anasayfa
Köy Haberleri
Köylülerimiz
Şiirler
Kaybettiklerimiz
Foto Galeri
Videolar
Yaycılılar
Web Sitelerimiz
Ziyaretci Defteri
İletişim
Giriş Formu





Şifrenizi mi kaybettiniz?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Ziyaretçi Sayacı
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün24
mod_vvisit_counterDün75
mod_vvisit_counterBu Hafta314
mod_vvisit_counterBu Ay235
mod_vvisit_counterTümü26075
Kimler Çevrimiçi
Şuanda 15 konuk çevrimiçi
Azeri Müziği
start Player

 

 
BOĞAZ, İSTANBUL'UN ÖZETİDİR... PDF Yazdır e-Posta
metinyildirim_12_.JPG
Bir gün önceden havanın yağmurlu olacağını öğrenip, üzülmüştüm. Buna rağmen fotoğraf makinemin pilinin ve hafıza kartının son kontrollerini yapıp, çantamı hazırladım. Sabah 6.30 da okuldaydım. Benimle beraber Avrasya Koşusu’na katılacak olan öğrencilerim ve öğretmen arkadaşlarım yavaş yavaş gelmeye başlamışlardı.
Hafifçe çiseleyen yağmurla beraber yola çıktık. Daha rahat gitmek için Cevizlibağ otobüs durağında okul servisinden inip, otobüse bindik. “Koşu başlangıç noktasına gidiyor musun” sorusuna, başıyla “evet” diyen otobüs şoförü, bizden para isteyince kandırıldığımızı ve otobüsün özel halk otobüsü olduğunu anladım.
Böyle güzel bir günde hiçbir şeyin sinirimi bozmasına izin veremezdim. İstenen parayı ödeyip, bir koltuğa oturdum. Dışarıda yağmur iyice hızlanmıştı. Buharlaşan camlardan nerede olduğumuzu anlamak mümkün değildi. Boğaziçi köprüsü trafiğe kapalı olduğundan, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden giderek Altunizade Köprüsü ayağında indik. Cümbüş başlamıştı. Hafiften çiseleyen yağmur kimseyi durduramıyordu. Kadın, çocuk, yaşlı, entel, her tipten insanlar köprü ayağındaki başlangıç noktasına doğru gidiyordu. Biz de önümüzdeki insan seline katıldık.
Nerede duracağımızı düşünürken, esmer güzeli bir kız yanımıza gelip, nereden olduğumuzu sordu. Bir okulun müdürü, müdür yardımcısı, öğretmenleri, öğrencileri ve velileri olduğumuzu öğrenince, Haber Türk Tv kanalının muhabiri olduğunu, ve canlı yayına bizleri konuk etmek istediğini, söyledi. Çocuklar çok sevinmişlerdi. Hemen herkes telefonuna sarıldı, “canlı yayındayız” diye… Teklifi hemen kabul etmiştik. Çünkü Zeytinburnu Belediyesinin düzenlediği centilmenlik yarışında TV kanallarında görünmek okulumuza puan kazandırıyordu. Canlı yayın başlayınca “İstanbul Aşkımı” dilim döndüğünce anlatmıştım.
Saat 9.30’da başlama işareti verildi. Yağmur dinmişti. Her zaman araba ile geçtiğim bu yolda, iki bariyerin arasındaki alanı, şimdi insan seli dolduruyordu. Müthiş bir hava vardı. Köprünün üzerine vardığımızda insan seli durmuştu. Köprü üstünde sofra kuranlar, oynayanlar, karete gösterisi yapanlar, fotoğraf çektirenlerin oluşturduğu manzara harikaydı…
Bu manzarayı kaçırmamak için, biz de fotoğraf çekmeye başladık. Sevdiğim üç şeyle beraberdim. Türk Bayrağı, Köprü’den İstanbul Manzarası, ve öğrencilerim….
Görülmeye değer bir manzara vardı. Bir insan seli köprünün üstünde sağlam bir bende rastlamış ve durmuştu. Bu bent köprüdeki muhteşem “İstanbul manzarasıydı”…Kimse olduğu yerden kıpırdamadan, ya da makinenin vizöründen gözünü ayırmadan bir iki adım sağa sola gidip, Boğaz’ın değişik manzarasında zamanı durdurmaya çalışıyordu. Köprünün Avrupa ayağında bir saat sonra buluşmak üzere herkesi serbest bıraktım. Artık özgürce, istediğim yerde, istediğim bölümde, Boğaz’ın en güzel köşesine konu k olacaktım.
Topkapı, Süleymaniye, Galatla, Üsküdar…. Aman Allah’ım, mest olmuştum….Yıllar öncesine gitmiştim:1970 li yıllardı. Köprünün Ortaköy ayağından 2.5 TL vererek köprünün üzerine çıkıp, yürürdüm. O zamanlar Iğdır’da yaşıyordum. İstanbul’a her gelişimde ilk işim köprüye çıkmaktı. Rus yapımı Zenith marka fotoğraf makinemle o güzel manzarayı siyah beyaz olarak hem kartlara, hem de hafızama kazıyordum...
Sonradan, intihar edenler yüzünden köprü üzerine çıkmak yasaklandı. O günden beri köprünün üzerinden hep özlemle geçerim. İçimden: “Araçlar yavaş gitse de, manzarayı bol bol seyretsem” diye dua ederim.
Sonra, akıllı birisi Avrasya Koşu’sunu moda etti de, ben de, yılda bir defa da olsa, bu mutluluğu doyasıya yaşamaya başladım.
Köprünün üzerinde Boğaz’ı görmediyseniz, çok şey kaçırmışsınız demektir. Çünkü Boğaz, İstanbul’un özetidir….
Metin Yıldırım
 
 
metinyildirim__17_.JPG
 
metinyildirim__11_.JPG
 
< Önceki   Sonraki >
KÖYÜMÜZDEN FOTOĞRAFLAR
 

Duyurular
Düğün, sünnet gibi hayır işlerinizin videosunu google yükleyip, sitemizde yayınlamak için link verebilirsiniz. Google'ye yükleme yapmak için teknik destek almak isteyenler, mail gönderebilirler.
 
Kabyettiklerimiz bölümüne, rahmete giden ana babalarınızın mezar fotoğraflarını ekleyebilir, onların ruhuna Kur'an okutabilirsiniz.
 
Köyümüzle ilgili haberleri almak için lütfen sitemize kayıt olun.
 
Köyümüzün web sitesini, tüm yakınlarınıza duyurun lütfen.
 
Köyümüzün web sitesi yayına başladı. Tüm köylülerimizin katkılarını bekliyoruz.
 
Köylülerimiz
Martılarım
Anketler
Köyde En Çok Nereyi Özlediniz
 
IĞDIR HAVA DURUMU
IGDIR

 

Tasarım Metin Yıldırım
© 2010 Yaycı Köyü